Soruşturma ve Kovuşturma Aşamaları: Ceza Süreci Nasıl İlerler?
Şikâyetten karara kadar ceza süreci: ifade, gözaltı, sulh ceza hâkimliği, iddianame, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, uzlaştırma ve kanun yolları.
Ceza süreci iki temel aşamadan oluşur: savcılık tarafından yürütülen soruşturma ve mahkeme önünde yürütülen kovuşturma. Bu ayrım teknik değil pratiktir; her aşamada tarafların yetkileri, kullanılabilecek imkânlar ve süreler farklıdır.
Sürecin en çok yanlış yönetilen kısmı soruşturma aşamasıdır. Zira dosyanın çerçevesi bu aşamada oluşur ve sonradan telafisi güç olur.
Soruşturmanın başlaması
Soruşturma, suç şüphesini öğrenen savcılığın harekete geçmesiyle başlar. Şüphenin öğrenilme yolları:
- Şikâyet: mağdur veya suçtan zarar görenin başvurusu,
- İhbar: üçüncü kişilerin bildirimi,
- Kolluk tutanakları ve resen tespit,
- Kurumlardan gelen bildirimler.
Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet zorunludur ve süreye tabidir. Bu süre, fiilin ve failin bilindiği veya öğrenildiği günden itibaren altı aydır. Süre geçtikten sonra yapılan şikâyet, soruşturma açılmasını sağlamaz.
Şikâyete bağlı olmayan suçlarda ise savcılık, öğrendiği anda kendiliğinden harekete geçer.
Soruşturmada yapılan işlemler
İfade ve sorgu
Şüphelinin kolluk veya savcılık tarafından dinlenmesine ifade alma, hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesine sorgu denir.
İfade öncesinde şüpheliye hakları bildirilir: müdafi yardımından yararlanma hakkı, susma hakkı, yakınlarına haber verilmesini isteme hakkı, delil toplanmasını talep etme hakkı.
Susma hakkının kullanılması aleyhe delil oluşturmaz. Buna karşılık aceleyle verilen ve sonradan düzeltilmesi gereken beyanlar dosyanın seyrini olumsuz etkiler. Bu nedenle ifadenin müdafi hazır bulunmaksızın verilmemesi yerinde olur.
Kanunda sayılan hâllerde müdafi görevlendirilmesi zorunludur; ayrıca şüphelinin isteği hâlinde baro tarafından ücretsiz müdafi görevlendirilir.
Yakalama ve gözaltı
Yakalama, suçüstü hâllerinde ve kanunda öngörülen koşullarda yapılır. Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren kural olarak yirmi dört saattir; hâkim önüne götürülmek için gereken yol süresi bu sürenin dışındadır.
Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük nedeniyle süre uzatılabilir. Gözaltına alınan kişinin yakınlarına bildirim yapılması zorunludur.
Koruma tedbirleri
Soruşturma sırasında uygulanabilecek tedbirler şunlardır: arama ve elkoyma, tutuklama, adli kontrol, iletişimin denetlenmesi, teknik araçlarla izleme, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, malvarlığına yönelik tedbirler.
Bu tedbirlerin bir kısmı hâkim kararı gerektirir. Tutuklama ve adli kontrol kararları sulh ceza hâkimliğince verilir.
Tutuklama, kanunda öngörülen koşulların bulunması hâlinde uygulanır. Kanunda sayılan bazı suçlarda tutuklama nedeninin varsayılabileceği kabul edilmiştir. Bu suçlar ve sonuçları için katalog suçlar yazımıza bakabilirsiniz.
Tutuklama kararına karşı itiraz yolu açıktır; ayrıca soruşturma boyunca tahliye talebinde bulunulabilir.
Delil toplama
Savcılık, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür. Bu, uygulamada sıkça gözden kaçan ancak taraflar bakımından önemli bir imkândır.
Şüpheli veya müdafi, delil toplanmasını talep edebilir: kamera kayıtlarının istenmesi, tanık dinlenmesi, bilirkişi incelemesi, kurum kayıtlarının celbi. Talebin reddi hâlinde bu, kovuşturma aşamasında yeniden ileri sürülebilir.
Kamera kayıtları kısa sürede silinebildiğinden, bu tür taleplerin gecikmeksizin yapılması önemlidir.
Soruşturmanın sonuçlanması
Savcılık üç karardan birini verir.
İddianame düzenlenmesi
Yeterli şüphe oluşturan delil bulunması hâlinde iddianame düzenlenir ve mahkemeye sunulur. Mahkeme iddianameyi inceleyerek kabul veya iade kararı verir. Kabul kararıyla kovuşturma aşaması başlar.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Yeterli şüphe bulunmaması, fiilin suç oluşturmaması, zamanaşımının dolması ya da şikâyet süresinin geçmesi gibi hâllerde verilir. Uygulamada “takipsizlik” olarak bilinir.
Bu karara karşı, tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde savcılık iddianame düzenlemek zorunda kalır.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi
Kanunda öngörülen koşulların bulunduğu hâllerde savcılık, kamu davası açmayı belirli bir süre erteleyebilir. Süre içinde kasıtlı bir suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Uzlaştırma
Kanunda sayılan suçlar bakımından, dava açılmadan önce uzlaştırma yolu denenir. Uzlaştırmacı görevlendirilir ve taraflar bir araya getirilir.
Uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Sağlanamazsa süreç olağan biçimde devam eder. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaştırma kapsamı dışındadır.
Uzlaştırma, tarafların anlaşmaya varması hâlinde hem mağdur hem şüpheli bakımından süreci kısaltır. Buna karşılık uzlaşma metninin içeriğinin dikkatli hazırlanması gerekir; sonradan doğacak tazminat taleplerinin kapsamını etkiler.
Kovuşturma aşaması
İddianamenin kabulüyle dosya mahkemeye geçer ve şüpheli “sanık” konumuna gelir.
Duruşma hazırlığı. Duruşma günü belirlenir, tanıklara davetiye çıkarılır, dosyaya sunulacak deliller toplanır.
Duruşma. Sanığın sorgusu yapılır, tanıklar dinlenir, deliller tartışılır. Sanığın duruşmada hazır bulunması kuraldır; kanunda öngörülen hâllerde ses ve görüntü aktarımı yoluyla katılım mümkündür.
Katılma. Mağdur veya suçtan zarar gören, davaya katılma talebinde bulunabilir. Katılma kabul edildiğinde davada taraf hâline gelinir; delil sunma ve kanun yoluna başvurma imkânı doğar.
Esas hakkında beyanlar. Savcılık mütalaasını sunar, taraflar savunmalarını yapar.
Hüküm. Mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşmesi kararlarından biri verilir.
Basit yargılama usulü ve seri muhakeme usulü gibi alternatif yollar da belirli suçlar bakımından uygulanır. Bu usullerin sonuçları farklı olduğundan, hangisinin uygulandığının baştan bilinmesi önemlidir.
Kanun yolları
Hükme karşı istinaf yolu açıktır. Süre, hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gündür. Bölge adliye mahkemesi dosyayı yeniden inceler; gerekiyorsa duruşma açar.
Kanunda öngörülen sınırlar içinde temyiz yolu da bulunur. Ayrıca iç hukuk yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir.
Süreler kısa ve kesin olduğundan, karar açıklandığı anda başvuru takviminin belirlenmesi gerekir.
Değerlendirme
Ceza sürecinde en belirleyici aşama, çoğu zaman sanılanın aksine duruşma değil soruşturmadır. İfadenin nasıl verildiği, hangi delillerin zamanında toplandığı ve koruma tedbirlerine karşı hangi başvuruların yapıldığı; dosyanın sonraki seyrini şekillendirir.
Sürecin planlanması için ceza hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Gözaltı süresi ne kadardır?
Yakalama anından itibaren kural olarak yirmi dört saattir; hâkim veya mahkeme önüne götürülmek için gereken yol süresi bu sürenin dışındadır. Toplu olarak işlenen suçlarda süre, delillerin toplanmasındaki güçlük nedeniyle uzatılabilir.
İfade verirken avukat bulunması zorunlu mu?
Kural olarak zorunlu değildir; ancak kanunda sayılan hâllerde müdafi görevlendirilmesi zorunludur. Şüpheli isteği hâlinde baro tarafından ücretsiz müdafi görevlendirilir. İfade, dosyanın seyrini belirleyen ilk işlemdir; bu nedenle müdafi olmaksızın ifade verilmemesi yerinde olur.
Takipsizlik kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı, tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde savcılık iddianame düzenlemek zorunda kalır.
Uzlaştırma her suçta uygulanır mı?
Hayır. Uzlaştırma yalnızca kanunda sayılan suçlar bakımından mümkündür. Şikâyete bağlı suçların önemli bir kısmı ile bazı takibi şikâyete bağlı olmayan suçlar bu kapsamdadır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaştırma kapsamı dışındadır.