Nafaka Türleri ve Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır?
Tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası arasındaki farklar; nafaka artırım davası şartları, hesaplama ölçütleri ve nafakanın kaldırılması sebepleri.
Türk hukukunda “nafaka” tek bir kurum değildir. Dört ayrı nafaka türü vardır; her birinin şartları, süresi ve sonradan değiştirilme koşulları farklıdır. Uygulamada karşılaşılan sorunların önemli bir kısmı bu türlerin karıştırılmasından doğar.
Dört nafaka türü
Tedbir nafakası
Boşanma davası süresince ödenen geçici nafakadır. Kusur incelemesi yapılmaz; ölçüt tarafların gelir durumudur. Boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Ayrıntılar için boşanma davasında tedbir nafakası yazımıza bakabilirsiniz.
Yoksulluk nafakası
Boşanma sonrası dönemde, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilir. Üç şart aranır:
- Talep edilmiş olması,
- Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olma,
- Nafaka talep eden eşin kusurunun diğerinden ağır olmaması.
Kanun bu nafakayı süresiz olarak öngörmüştür. Ancak süresizlik, koşullar değişse dahi ömür boyu ödeneceği anlamına gelmez; kaldırma sebepleri ayrıca düzenlenmiştir.
“Yoksulluk” kavramı asgari geçim düzeyi üzerinden değerlendirilir. Bir gelire sahip olmak tek başına talebi ortadan kaldırmaz; gelirin zorunlu ihtiyaçları karşılamaya yetip yetmediği incelenir.
İştirak nafakası
Velayeti kendisine bırakılmayan eşin, çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerine katılma payıdır. Çocuğun hakkıdır; bu nedenle velayet sahibi eş bundan feragat edemez.
Kusur burada rol oynamaz. Talep edilmemiş olsa bile hâkim, çocuğun menfaati gereği kendiliğinden hükmedebilir. Kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar ödenir.
Yardım nafakası
Diğer üçünden farklı olarak boşanmaya bağlı değildir. Yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoy, üstsoy ve kardeşler bakımından, bu kişilere karşı talep edilir.
En sık karşılaşılan hâl, ergin olmasına karşın eğitimi devam eden çocuğun anne veya babasından nafaka talep etmesidir. Kardeşler bakımından ise refah içinde bulunma koşulu ayrıca aranır.
Nafaka artırım davası
Nafaka tutarı, karar tarihindeki koşullara göre belirlenir. Zamanla hem ihtiyaçlar hem de tarafların gelir durumu değişir. Artırım davası bu değişikliği yansıtmaya hizmet eder.
Şartlar
Dava için tek ölçüt, nafakanın belirlendiği tarihe göre koşullarda değişiklik bulunmasıdır. Değerlendirmede dikkate alınan unsurlar:
- Alım gücündeki değişim ve yaşam maliyetindeki artış,
- Nafaka yükümlüsünün gelirinde meydana gelen artış,
- Çocuğun yaşının ilerlemesi ve eğitim kademesinin değişmesi,
- Sağlık giderlerinde ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar,
- Konut ve kira giderlerindeki artış.
Kararda yıllık artış oranı belirlenmişse, artırım davası için daha uzun bir sürenin geçmiş olması beklenir. Zira artış zaten kısmen karşılanmaktadır.
Görevli mahkeme ve süreç
Aile mahkemesi görevlidir. Yer bakımından nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilmesi, davacı bakımından önemli bir kolaylıktır.
Dava dilekçesinde talep edilen yeni tutarın gerekçeleriyle ortaya konulması gerekir. Dosyaya sunulması yararlı belgeler: güncel gider belgeleri (kira, okul, sağlık), nafaka yükümlüsünün gelir durumuna ilişkin kayıtlar, çocuğun eğitim durumunu gösteren belgeler.
Artırıma karar verilmesi hâlinde yeni tutar kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olur. Bu nedenle davanın geciktirilmemesi önemlidir.
Uyarlama talebi
Artırım davasında yalnızca tutarın yükseltilmesi değil, gelecek yıllar için artış oranı belirlenmesi de istenebilir. Kararda artış oranı öngörülmesi, her yıl yeniden dava açılması ihtiyacını ortadan kaldırır.
Nafakanın azaltılması ve kaldırılması
Nafaka yükümlüsü bakımından da simetrik bir imkân vardır.
Azaltma
Yükümlünün gelirinde belirgin düşüş, işini kaybetmesi, sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz hâle gelmesi ya da bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısının artması azaltma talebini haklı kılabilir.
Kaldırma
Yoksulluk nafakası bakımından kanunda öngörülen kaldırma sebepleri şunlardır:
- Nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi,
- Taraflardan birinin ölümü,
- Nafaka alan tarafın fiilen evliymiş gibi yaşaması,
- Yoksulluğunun ortadan kalkması,
- Haysiyetsiz hayat sürmesi.
Yeniden evlenme ve ölüm hâlinde nafaka kendiliğinden sona erer. Diğer hâllerde ise mahkemeden karar alınması gerekir.
Uygulamada en çok tartışılan sebep “fiilen evliymiş gibi yaşama”dır. Bu iddianın ispatı için birlikte yaşamanın süreklilik taşıdığının ortaya konulması gerekir; geçici ilişkiler bu kapsamda değerlendirilmez.
Önemli uyarı: Kaldırma sebebi mevcut olsa bile, karar alınmaksızın ödemenin kesilmesi doğru değildir. Nafaka kararı ilam niteliğinde olduğundan icra takibine konu edilebilir ve tazyik hapsi riski doğar. Bu nedenle önce dava açılması, gerekiyorsa tedbir talep edilmesi gerekir.
Nafakanın tahsili
Nafaka kararları doğrudan icra takibine konulabilir. Birikmiş ve işleyecek nafaka için ilamlı takip başlatılır; maaş haczi ve banka hesaplarına haciz uygulanabilir.
Nafaka alacaklarının maaş haczindeki konumu, diğer alacaklara göre farklıdır. Ayrıca ödememenin ısrarlı hâle gelmesi durumunda tazyik hapsi yaptırımı gündeme gelir.
Ödemelerin banka üzerinden, açıklamasında dönem belirtilerek yapılması her iki taraf bakımından da ispat kolaylığı sağlar. Elden yapılan ödemeler, sonradan birikmiş nafaka iddiasıyla karşılaşıldığında ispat sıkıntısı doğurur.
Değerlendirme
Nafaka, bir kez belirlendiğinde donmuş bir tutar değildir. Koşullar değiştikçe artırılması, azaltılması veya kaldırılması istenebilir. Her iki taraf bakımından da belirleyici olan, değişikliğin belgeye dayandırılması ve karar alınmadan tek taraflı hareket edilmemesidir.
Nafakanıza ilişkin talebin değerlendirilmesi için aile hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Yoksulluk nafakası süresiz mi ödenir?
Kanunda süresiz olarak öngörülmüştür; ancak bu, sonsuza kadar ödenecek anlamına gelmez. Nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde kaldırılması istenebilir.
Nafaka artırım davası kaç yılda bir açılabilir?
Kanunda belirli bir aralık öngörülmemiştir. Belirleyici olan, nafakanın belirlendiği tarihe göre koşullarda değişiklik bulunup bulunmadığıdır. Kararda yıllık artış oranı belirlenmişse, artırım davası için daha uzun bir sürenin geçmesi beklenir.
İştirak nafakası çocuk kaç yaşına kadar ödenir?
Kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar ödenir. Ergin olmakla birlikte eğitimi devam eden çocuk bakımından ise yardım nafakası talebi gündeme gelir; bu ayrı bir dava ile istenir.
Nafaka alan taraf çalışmaya başlarsa nafaka otomatik kesilir mi?
Kendiliğinden kesilmez. Ödemenin durdurulması için nafakanın kaldırılması ya da azaltılması davası açılması gerekir. Karar olmaksızın ödemenin kesilmesi, icra takibi ve tazyik hapsi riskini doğurur.