Tam Yargı Davası: İdarenin Sorumluluğu ve Tazminat
Tam yargı davası nedir, nasıl açılır? Hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk, bir yıl ve beş yıllık süreler, ön karar zorunluluğu, tazminat kalemleri ve faiz.
Tam yargı davası, idari eylem veya işlemden doğan zararın giderilmesi için idari yargıda açılan tazminat davasıdır.
İptal davasından farkı şudur: iptal davasında işlemin hukuka uygunluğu denetlenir; tam yargı davasında ise uğranılan zararın karşılanması istenir. İki dava birlikte veya ayrı ayrı açılabilir.
İdari işlem mi idari eylem mi?
Bu ayrım, izlenecek usulü ve süreleri belirlediği için ilk tespit edilmesi gereken husustur.
İdari işlem. İdarenin tek yanlı irade açıklamasıyla hukuki sonuç doğurduğu kararlar: ruhsat iptali, disiplin cezası, atama, yıkım kararı, imar planı.
İdari eylem. İdarenin fiili davranışları veya hareketsizliği: yol bakımının yapılmaması sonucu kaza, hastanede meydana gelen zarar, altyapı çalışması sırasında oluşan hasar, denetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi.
Süreler
İdari eylemlerden doğan zararda
Zorunlu ön başvuru. İdari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin, dava açmadan önce idareye başvurması zorunludur.
Süreler:
- Zararı öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl,
- Her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde başvuru yapılmalıdır.
Başvuru üzerine:
- İdare, istek hakkında karar verir,
- İsteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde, ret kararının tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde dava açılır,
- İdare altmış gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi işlemeye başlar.
Bu ön başvuru şartı atlanırsa dava usulden reddedilir. Uygulamada en sık karşılaşılan hak kaybı budur.
İdari işlemlerden doğan zararda
Ön başvuru zorunluluğu yoktur. Seçenekler:
- İptal davasıyla birlikte tazminat talebi,
- İptal davasından sonra, iptal kararının tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde ayrı tam yargı davası,
- Doğrudan tam yargı davası (işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde).
İptal kararı alındıktan sonra tazminat davası açılması, hukuka aykırılığın tespit edilmiş olması nedeniyle davacı bakımından avantajlıdır.
Sorumluluk türleri
Hizmet kusuru
İdarenin, yürüttüğü kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya işleyişinde kusur bulunması.
Üç görünümü vardır:
Hizmetin kötü işlemesi. Hastanede yanlış tedavi uygulanması, eksik denetim, hatalı kayıt tutulması.
Hizmetin geç işlemesi. Ruhsat başvurusunun makul süre içinde sonuçlandırılmaması, acil müdahalenin gecikmesi.
Hizmetin hiç işlememesi. Yol bakımının yapılmaması, kanalizasyon sisteminin kurulmaması, denetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi.
Uygulamada karşılaşılan örnekler:
- Belediyenin bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu oluşan trafik kazası veya düşme,
- Kamu hastanesinde meydana gelen tıbbi zarar,
- Alt yapı çalışması nedeniyle binada oluşan hasar,
- Okulda öğrenciye yönelik gözetim eksikliği,
- Yapı denetiminin yapılmaması sonucu oluşan zarar,
- Hukuka aykırı işlem nedeniyle uğranılan gelir kaybı.
Kusursuz sorumluluk
İdarenin kusuru bulunmasa da sorumluluğunun kabul edildiği hâller.
Sosyal risk ilkesi. Toplumun tamamını ilgilendiren olaylardan doğan zararların, topluma yayılması gerektiği düşüncesi. Terör olaylarından doğan zararlarda uygulanır.
Tehlike sorumluluğu. İdarenin yürüttüğü faaliyetin nitelikçe tehlikeli olması. Patlayıcı madde depoları, yüksek gerilim hatları, baraj işletmesi.
Hakkaniyet sorumluluğu. Kamu yararı için yapılan faaliyetin belirli kişilere olağandışı zarar vermesi.
Fedakârlığın denkleştirilmesi. Kamu yararı amacıyla kişiye yüklenen özel fedakârlığın karşılanması.
Sorumluluğun koşulları
- İdari eylem veya işlemin varlığı,
- Zararın gerçekleşmesi. Zarar, kesin ve gerçek olmalıdır; muhtemel zararlar talep edilemez.
- Nedensellik bağı. Zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Bu, dosyaların merkezindeki tartışmadır.
Nedensellik bağını kesen hâller:
- Mücbir sebep. Öngörülemez ve önlenemez dış olay.
- Zarar görenin kusuru. Bu hâlde tazminattan indirim yapılır veya sorumluluk tümüyle kalkar.
- Üçüncü kişinin ağır kusuru.
- Beklenmeyen hâl. Sorumluluğu tümüyle kaldırmayabilir.
Tazminat kalemleri
Maddi tazminat:
- Tedavi ve bakım giderleri,
- Çalışma gücü kaybından doğan kazanç kaybı,
- Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri,
- Taşınmaz veya taşınırda oluşan hasar ve onarım bedeli,
- Kullanım kaybı ve kira geliri kaybı,
- Hukuka aykırı işlem nedeniyle ödenmeyen aylık ve özlük hakları,
- Ticari faaliyetin durması nedeniyle kâr kaybı.
Manevi tazminat:
- Ölüm ve bedensel zarar hâllerinde yakınların acı ve üzüntüsü,
- Kişilik haklarına saldırı,
- Hukuka aykırı gözaltı ve tutuklama gibi hâller (bu hâllerde özel düzenlemeler de bulunur).
Tazminatın belirlenmesi. Maddi tazminat bilirkişi incelemesiyle hesaplanır. Manevi tazminatta mahkeme; olayın niteliği, tarafların durumu ve hakkaniyet ilkesini gözeterek takdir yapar.
Islah ve faiz
Islah. İdari yargıda, dava dilekçesinde belirtilen tazminat miktarının bir kez artırılması mümkündür. Bilirkişi raporu sonrası gerçek zarar ortaya çıktığında bu imkân kullanılır.
Bu nedenle dava dilekçesinde miktarın düşük gösterilmesi telafi edilebilir; ancak ıslah hakkının bir kez kullanılabileceği gözetilmelidir.
Faiz. Tazminata faiz uygulanır. Faizin başlangıcı bakımından; idareye başvuru tarihi, dava tarihi veya zararın doğduğu tarih gündeme gelir. Dilekçede faiz talebinin ve başlangıç tarihinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Faiz talebinin unutulması hâlinde mahkeme resen faize hükmetmez.
Yetkili mahkeme
Genel kural. Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi.
Özel kurallar:
- Taşınmaza ilişkin zararlarda taşınmazın bulunduğu yer,
- Kamu görevlileri hakkındaki işlemlerden doğan zararda görev yaptığı yer,
- Diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olabilir.
Zeytinburnu’ndaki bir taşınmaza veya belediye faaliyetine ilişkin zarar bakımından İstanbul idare mahkemeleri yetkilidir.
Delil hazırlığı
Zararın ve nedensellik bağının ispatı davacıya düşer. Toplanması gerekenler:
- Olay yeri tespiti. Kolluk tutanağı, itfaiye raporu, belediye zabıt kaydı.
- Fotoğraf ve video. Zararın oluştuğu anı ve sonrasını gösteren kayıtlar; tarih bilgisiyle.
- Delil tespiti. Dava öncesinde mahkemeden istenerek durumun kayda geçirilmesi. Zarar durumu değişecekse zorunludur.
- Sağlık kayıtları. Hastane kayıtları, raporlar, engel oranı tespiti.
- Gelir belgeleri. SGK kayıtları, bordrolar, vergi beyanları.
- Hasar tespit raporu. Uzman veya bilirkişi raporu, onarım faturaları.
- Bilgi edinme başvurusu. İdarenin denetim, bakım ve ihale kayıtlarının istenmesi. Bakım yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin ispatı bakımından belirleyicidir.
- Tanık bilgileri.
- Emsal yargı kararları.
Bilgi edinme başvurusu, dava öncesinde yapılması gereken en etkili hazırlıktır. İdarenin bakım ve denetim kayıtlarının bulunmadığının ortaya konulması, hizmet kusurunu doğrudan gösterir.
Rücu ve kamu görevlisinin sorumluluğu
Zarar, kamu görevlisinin kişisel kusurundan doğmuş olsa dahi dava idareye karşı açılır. İdare, ödediği tazminat için ilgili görevliye rücu eder.
Bu kural, davacıyı korumaya yöneliktir: davacı, hangi görevlinin kusurlu olduğunu araştırmakla yükümlü değildir.
Kamu görevlisinin kişisel kusuru salt hizmetten ayrılabilir nitelikteyse, adli yargıda ona karşı da dava açılması gündeme gelebilir.
Değerlendirme
Tam yargı davalarında sonucu belirleyen üç unsur vardır: idari eylemlerden doğan zararlarda bir yıl ve beş yıllık süreler içinde ön başvurunun yapılması, nedensellik bağının bilgi edinme yoluyla temin edilen bakım ve denetim kayıtlarıyla ortaya konulması, faiz talebi ile ıslah imkânının baştan planlanması.
Süreç değerlendirmesi için idare hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Tam yargı davası nedir?
İdari eylem veya işlemden doğan zararın giderilmesi için idari yargıda açılan tazminat davasıdır. İptal davasında işlemin hukuka aykırılığı denetlenirken, tam yargı davasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istenir.
İdari eylemlerden doğan zararda süre ne kadar?
İdari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin, zararı öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmaları gerekir. İsteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde, ret kararının tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde dava açılır.
İdareye başvurmadan doğrudan dava açılabilir mi?
İdari eylemlerden doğan zararlarda öncelikle idareye başvuru zorunludur; bu ön karar niteliğindedir. Buna karşılık idari işlemden doğan zararlarda, iptal davasıyla birlikte veya iptal kararı üzerine doğrudan tam yargı davası açılabilir.
Hizmet kusuru olmadan da idare sorumlu olur mu?
Olur. Kusursuz sorumluluk hâllerinde idare, kusuru bulunmasa da zararı gidermekle yükümlüdür. Sosyal risk ilkesi, tehlike sorumluluğu ve hakkaniyet gerekçesiyle bu sorumluluk kabul edilir. Terör olayları ve tehlikeli faaliyetlerden doğan zararlarda sıkça uygulanır.