Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Ölüm Hâlinde Talep Edilebilecek Haklar
Ölüm sebebiyle tazminat davası: destekten yoksun kalma tazminatı kimlere ödenir, nasıl hesaplanır? Manevi tazminat, cenaze giderleri ve zamanaşımı süreleri.
Bir kişinin ölümü, geride kalanlar bakımından yalnızca manevi bir kayıp değildir. Ölenin sağladığı ekonomik katkının kesilmesi, çoğu ailede doğrudan bir geçim sorununa dönüşür. Hukuk bu kaybı destekten yoksun kalma tazminatı adı altında karşılar.
Trafik kazaları, iş kazaları, tıbbi uygulama hataları ve kasten işlenen suçlar; bu tazminatın en sık gündeme geldiği olay türleridir.
Talep edilebilecek kalemler
Ölüm hâlinde ileri sürülebilecek talepler tek bir kalemle sınırlı değildir:
Cenaze ve defin giderleri. Nakil, defin, mezar yapımı ve benzeri masraflar belgelenmek kaydıyla istenir.
Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri. Hastane, ilaç, ameliyat ve bakım masrafları.
Ölüm hemen gerçekleşmemişse çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp. Olay ile ölüm arasındaki dönemde kişinin çalışamamasından doğan kazanç kaybı.
Destekten yoksun kalma tazminatı. Ölenin desteğinden yararlanan kişilerin bu destekten yoksun kalması nedeniyle uğradığı zarar. Uygulamada en büyük kalem budur.
Manevi tazminat. Ölenin yakınlarının duyduğu elem ve üzüntü karşılığında hâkimin takdir edeceği tutar.
Destek kavramı: mirasçılıktan bağımsızdır
En sık karıştırılan nokta budur. Destekten yoksun kalma tazminatı mirastan doğmaz; bu nedenle mirasçı olmak ne yeterli ne de zorunludur.
Belirleyici olan, ölenin sağ olsaydı o kişiye düzenli ve sürekli biçimde bakmaya devam edeceğinin kabul edilebilmesidir. Buradan iki sonuç çıkar:
- Mirasçı olmayan bir kişi, fiilen destek görüyorsa talep edebilir. Uzun süredir birlikte yaşayan kişiler veya fiilen bakılan yakınlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
- Mirasçı olmakla birlikte hiç destek görmeyen bir kişi bu tazminatı isteyemez.
Uygulamada destek gördüğü kabul edilenler çoğunlukla eş, çocuklar ve anne-babadır. Küçük çocuklar bakımından destek karinesi güçlüdür; anne-baba bakımından ise fiilen katkı sağlanıp sağlanmadığı incelenir.
Ayrıca ölenin henüz çalışmayan küçük bir çocuk olması hâlinde bile, ileride anne-babasına destek olacağı varsayımına dayanan bir hesap yapılabilir.
Hesaplama nasıl yapılır?
Destekten yoksun kalma tazminatı, aktüeryal esaslara göre hesaplanır. Dosyada bu hesap için genellikle aktüerya bilirkişisi görevlendirilir. Hesaba giren temel unsurlar şunlardır:
Ölenin geliri. Belgelenebilen kazanç esas alınır. Kayıt dışı çalışma hâlinde meslek odası veya ilgili kurumdan alınacak emsal ücret araştırması yapılır. Gelir ispat edilemezse asgari ücret üzerinden hesap yapılır.
Bakiye ömür süresi. Yaşam tablolarına göre belirlenir. Ölenin ve destek görenlerin yaşları birlikte değerlendirilir.
Aktif ve pasif dönem. Kişinin çalışma hayatının devam edeceği dönem ile emeklilik sonrası dönem ayrı ayrı hesaplanır.
Destek payları. Ölenin gelirinden kendisine ayırdığı kabul edilen pay düşülür; kalan kısım destek görenler arasında paylaştırılır. Eş ve çocuk sayısına göre değişen oranlar uygulanır.
Çocukların destek süresi. Çocuklar bakımından destek, eğitim durumuna göre belirlenen bir yaşa kadar sürer kabul edilir.
Kusur oranı. Ölenin olaydaki kusuru varsa tazminattan indirilir.
Hakkaniyet indirimi. Hâkim, olayın oluş biçimi ile tarafların ekonomik durumunu gözeterek indirim uygulayabilir.
Hesaba dâhil edilen ve edilmeyen kalemlerin doğru belirlenmesi sonucu belirgin şekilde etkiler. Bu nedenle bilirkişi raporuna karşı yapılacak teknik itirazlar dosyanın önemli bir aşamasıdır.
Sosyal güvenlik ödemelerinin etkisi
Ölüm nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine gelir bağlanmışsa, bu ödemelerin peşin sermaye değeri kural olarak hesaplanan tazminattan indirilir. Böylece aynı zararın iki kez karşılanması önlenir.
Buna karşılık sigorta poliçelerinden yapılan bazı ödemeler farklı nitelikte olabilir; her poliçenin teminat yapısı ayrıca incelenmelidir. Zorunlu trafik sigortası kapsamında destekten yoksun kalma teminatı bulunduğundan, ölümlü trafik kazalarında sigorta şirketine başvuru da gündeme gelir.
Manevi tazminat
Manevi tazminat, matematiksel bir hesaba tabi değildir. Hâkim; olayın ağırlığını, tarafların kusur durumunu, ekonomik ve sosyal koşulları, ölenle davacı arasındaki yakınlığı ve duyulan acının derecesini birlikte değerlendirerek takdir eder.
Talep sahibi bakımından önemli olan, yakınlık ilişkisinin ve olayın yarattığı etkinin dosyaya somut biçimde yansıtılmasıdır.
Görevli mahkeme ve usul
Olayın niteliği görevli mahkemeyi belirler:
- Trafik kazasından kaynaklanan taleplerde asliye hukuk mahkemesi; sigorta şirketine yöneltilen taleplerde asliye ticaret mahkemesi,
- İş kazasından kaynaklanan taleplerde iş mahkemesi,
- Tıbbi uygulama hatası iddiasında, kamu hastanesi söz konusuysa idari yargı; özel sağlık kuruluşu söz konusuysa asliye hukuk mahkemesi.
İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından arabuluculuk dava şartı değildir. Buna karşılık sigorta şirketine yöneltilen ticari nitelikli para alacaklarında arabuluculuk aşaması gerekir.
Zamanaşımı
Haksız fiilden doğan taleplerde kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıllık süre uygulanır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse bu süre esas alınır.
İş kazası kaynaklı ölümlerde, iş sözleşmesinden doğan sorumluluk nedeniyle on yıllık süre gündeme gelir.
Dosya hazırlığı
Talebin dayanağını oluşturan belgeler şunlardır: nüfus kayıt örneği ve veraset ilamı, olaya ilişkin kolluk tutanakları ve ceza dosyası, otopsi ve adli rapor, ölenin gelirini gösteren kayıtlar, SGK hizmet dökümü, cenaze giderlerine ilişkin faturalar ve destek ilişkisini ortaya koyan kayıtlar.
Ceza dosyasında yapılan kusur tespiti, tazminat dosyasında önemli bir dayanak oluşturur. Bu nedenle iki sürecin birlikte takip edilmesi gerekir.
Değerlendirme
Ölüm sebebiyle açılan tazminat davaları, hem teknik hesap hem de ispat bakımından titizlik gerektirir. Destek ilişkisinin ortaya konulması, gelirin belgelenmesi ve bilirkişi raporunun denetlenmesi sonucu doğrudan etkiler.
Olayın niteliğine göre izlenecek yolun belirlenmesi için tazminat hukuku sayfamızı inceleyebilir, ölümlü trafik kazalarında sigorta başvurusu bakımından trafik kaza tutanağı yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Destekten yoksun kalma tazminatını sadece mirasçılar isteyebilir mi?
Hayır. Bu tazminat mirastan doğan bir hak değildir; ölenin desteğinden fiilen yararlanan kişilere aittir. Mirasçı olmayan bir kişi fiilen destek görüyorsa talep edebilirken, mirasçı olmakla birlikte destek görmeyen bir kişi bu tazminatı isteyemez.
Ev hanımının ölümü hâlinde tazminat istenebilir mi?
Evet. Ev içinde verilen emek de ekonomik değer taşıyan bir destek olarak kabul edilir. Bu hâlde destek, hizmetin piyasa koşullarında sağlanması hâlinde ödenecek bedel üzerinden hesaplanır.
Ölenin kusuru tazminatı etkiler mi?
Evet. Ölenin olayın meydana gelmesinde kusuru varsa, bu oran hesaplanan tazminattan indirilir. Ayrıca hâkim, tarafların ekonomik durumu ve olayın koşullarını gözeterek hakkaniyet indirimi uygulayabilir.
Ölümlü kazada tazminat talebi hangi sürede ileri sürülmelidir?
Haksız fiilden doğan taleplerde kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıl uygulanır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülmüşse o süre esas alınır. İş kazası kaynaklı ölümlerde ise on yıllık süre gündeme gelir.