Sözleşme Hukuku Temelleri: Kuruluş, Şekil ve Geçerlilik
Sözleşme nasıl kurulur? Öneri ve kabul, şekil şartları, geçersizlik hâlleri, irade sakatlıkları, temsil ve sözleşme türleri hakkında temel çerçeve.
Sözleşme, iki veya daha fazla kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurduğu hukuki işlemdir. Ticari ve günlük hayattaki ilişkilerin büyük bölümü sözleşmelere dayanır.
Bu yazı, sözleşme hukukunun temel çerçevesini ele alır: sözleşme nasıl kurulur, hangi şekil şartlarına tabidir ve hangi hâllerde geçersiz olur.
Sözleşme özgürlüğü ve sınırları
Türk hukukunda sözleşme özgürlüğü esastır. Taraflar:
- Sözleşme yapıp yapmamakta,
- Karşı tarafı seçmekte,
- Sözleşmenin içeriğini belirlemekte,
- Sözleşmeyi değiştirmekte veya sona erdirmekte serbesttir.
Bu özgürlüğün sınırları:
- Kanunun emredici hükümleri. Örneğin tüketici ve kira mevzuatındaki koruyucu kurallar.
- Ahlak ve kamu düzeni.
- Kişilik hakları. Kişiyi aşırı biçimde bağlayan taahhütler geçersizdir.
- Konusunun imkânsız olmaması.
Bu sınırlara aykırı sözleşmeler kesin hükümsüzdür; yani baştan itibaren hiçbir hüküm doğurmaz.
Sözleşmenin kurulması
Öneri ve kabul
Sözleşme, öneri (icap) ve kabul beyanlarının birleşmesiyle kurulur.
Öneri. Sözleşmenin esaslı unsurlarını içeren ve bağlanma iradesi taşıyan beyandır. Süre belirtilmişse bu süre içinde, belirtilmemişse zamanında bir cevap beklenebileceği süre kadar öneren bağlıdır.
Öneri sayılmayan beyanlar. Fiyat listeleri, tarifeler, ilanlar ve kataloglar kural olarak öneri değil, öneriye davet niteliğindedir. Ancak açık ve kesin biçimde bağlanma iradesi taşıyorsa öneri sayılabilir.
Kabul. Öneriye uygun ve kayıtsız şartsız olmalıdır. Öneriye ekleme veya değişiklik içeren beyan kabul değil, karşı öneri sayılır. Bu, ticari müzakerelerde sıkça gözden kaçar.
Susma. Kural olarak kabul anlamına gelmez. Ancak işin niteliği veya durumun özelliği gereği açık bir kabul beklenmiyorsa, uygun süre içinde reddedilmemesi hâlinde sözleşme kurulmuş sayılabilir.
Esaslı ve ikincil noktalar
Sözleşmenin kurulabilmesi için esaslı noktalarda anlaşma gerekir. Örneğin satışta mal ve bedel, kirada kiralanan ve kira bedeli.
İkincil noktalarda anlaşma sağlanmamış olması sözleşmenin kurulmasını engellemez; bu noktalar hâkim tarafından, işin özelliğine göre belirlenir.
Şekil şartları
Kural: sözleşmeler şekle bağlı değildir. Sözlü olarak da geçerli biçimde kurulabilir.
Ancak kanun bazı sözleşmeler için şekil öngörür.
Resmî şekil zorunlu olanlar
- Taşınmaz satış vaadi ve satışı (tapu memuru veya noter),
- Taşınmaz bağışlama sözü,
- Evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi, noter),
- Miras sözleşmesi (resmî vasiyetname şeklinde),
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi,
- Mirasın taksimi bakımından üçüncü kişiyle yapılan pay devri (noter),
- Taşınmaz rehni ve intifa hakkı kurulması.
Yazılı şekil zorunlu olanlar
- Kefalet sözleşmesi (ayrıca kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet iradesinin el yazısıyla yazılması gerekir),
- Alacağın devri,
- Bağışlama sözü verme,
- Taşınır rehni bakımından belirli hâller,
- Tüketici kredisi ve bazı tüketici sözleşmeleri,
- Rekabet yasağı anlaşması (iş sözleşmelerinde).
Şekle aykırılığın sonucu. Kural olarak kesin hükümsüzlüktür. Sözleşme hiç kurulmamış sayılır ve ifa edilenler sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenir.
Taraflarca kararlaştırılan şekil. Kanun şekil öngörmese de taraflar yazılı şekil kararlaştırabilir. Bu hâlde şekil, kural olarak ispat amaçlı sayılır; ancak sözleşmede geçerlilik şartı olarak belirtilmişse ona uyulması gerekir.
Sözleşmenin geçersizliği
Kesin hükümsüzlük (butlan)
Sözleşme baştan itibaren hiçbir hüküm doğurmaz. Sebepleri:
- Emredici hükümlere aykırılık,
- Ahlaka veya kamu düzenine aykırılık,
- Kişilik haklarına aykırılık,
- Konusunun imkânsız olması,
- Kanunda öngörülen şekle uyulmaması,
- Ehliyetsizlik (ayırt etme gücü bulunmaması).
Kesin hükümsüzlük, süreye tabi olmaksızın her zaman ileri sürülebilir ve hâkim tarafından resen dikkate alınır.
Kısmi hükümsüzlük. Sözleşmenin yalnızca bazı hükümleri geçersizse, diğerleri geçerliliğini korur. Ancak geçersiz hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı anlaşılıyorsa tamamı geçersiz olur.
İptal edilebilirlik: irade sakatlıkları
Sözleşme geçerli olarak kurulmuştur; ancak iradesi sakatlanan taraf bağlı olmadığını bildirebilir.
Yanılma (hata). Esaslı yanılma hâlinde sözleşme iptal edilebilir. Esaslı yanılma hâlleri: sözleşmenin niteliğinde, karşı tarafın kimliğinde, konunun niteliğinde veya miktarında yanılma. Saikte (motivasyonda) yanılma ise kural olarak esaslı sayılmaz; ancak yanılanın bunu sözleşmenin temeli saydığı ve karşı tarafça bilinebilir olduğu hâllerde esaslı kabul edilir.
Aldatma (hile). Karşı tarafın kasten yanıltması. Bu hâlde yanılma esaslı olmasa da sözleşme iptal edilebilir. Üçüncü kişinin aldatması hâlinde, karşı tarafın bunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması aranır.
Korkutma (tehdit). Ciddi ve yakın bir tehlike bildirilerek irade sakatlanması.
Süre: bir yıl. İptal iradesinin, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde bildirilmesi gerekir. Süre içinde bildirim yapılmazsa sözleşme onaylanmış sayılır.
Aşırı yararlanma (gabin). Karşılıklı edimler arasında açık oransızlık bulunması ve bunun zor durumda kalma, düşüncesizlik veya deneyimsizlikten yararlanılarak sağlanmış olması hâlinde, zarar gören sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir veya edimin düzeltilmesini isteyebilir. Süre yine bir yıldır.
Temsil
Sözleşme, temsilci aracılığıyla da kurulabilir.
Yetkili temsil. Temsilcinin yetkisi dâhilinde yaptığı işlem, doğrudan temsil olunanı bağlar.
Yetkisiz temsil. Yetki olmaksızın yapılan işlem, temsil olunanın onayıyla geçerli hâle gelir. Onay verilmezse işlem hüküm doğurmaz; karşı taraf, yetkisiz temsilciden zararının giderilmesini isteyebilir.
Vekâletname kapsamı. Uygulamada sıkça sorun yaratan husustur. Taşınmaz satışı, ipotek tesisi, dava açma ve sulh gibi işlemler için vekâletnamede açık yetki bulunması gerekir. Genel vekâletname bu işlemler için yeterli olmayabilir.
Ticari temsil. Şirket adına imza yetkisinin, imza sirküleri ve ticaret sicili kayıtlarıyla doğrulanması gerekir. Yetkisiz kişiyle yapılan sözleşmeler ciddi risk doğurur.
Sözleşme türleri
Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler. Satış, kira, eser, hizmet, vekâlet.
Tek tarafa borç yükleyen sözleşmeler. Bağışlama, kefalet.
İsimli sözleşmeler. Kanunda düzenlenmiş olanlar. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça kanuni hükümler uygulanır.
İsimsiz sözleşmeler. Kanunda düzenlenmemiş olanlar. Franchise, distribütörlük, lisans, yazılım geliştirme ve hizmet seviyesi sözleşmeleri. Bu sözleşmelerde kanuni boşluk bulunduğundan, sözleşme metninin ayrıntılı hazırlanması daha da önemlidir.
Sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmeler. Kira, hizmet, distribütörlük. Bu sözleşmelerde fesih ve dönme kuralları ile ihbar süreleri özel önem taşır.
Genel işlem koşulları
Bir tarafın önceden hazırlayıp diğer tarafa dayattığı, tek tek müzakere edilmeyen hükümlere genel işlem koşulu denir.
Kanun bu hükümlere karşı koruma öngörür:
- Karşı tarafın menfaatine aykırı ve dürüstlük kurallarına aykırı olan koşullar yazılmamış sayılır,
- Koşulun varlığı hakkında açıkça bilgi verilmemişse ve içeriğini öğrenme imkânı sağlanmamışsa yazılmamış sayılır,
- Yazılmamış sayılan koşullar dışındaki hükümler geçerliliğini korur,
- Yorum, koşulu düzenleyenin aleyhine yapılır.
Bu düzenleme özellikle bankacılık, sigorta, telekomünikasyon ve abonelik sözleşmelerinde uygulama alanı bulur.
Sözleşmenin yorumu
Uyuşmazlıkta hâkim, tarafların gerçek ve ortak iradesini araştırır. Kullanılan ölçütler:
- Sözleşmenin lafzı ve bütünü,
- Sözleşme öncesi görüşmeler ve yazışmalar,
- Tarafların sözleşme sonrası davranışları,
- Ticari örf ve âdet,
- Dürüstlük kuralı.
Bu nedenle sözleşme müzakerelerine ilişkin yazışmaların saklanması, ihtilaf hâlinde belirleyici olabilir.
Değerlendirme
Sözleşme hukukunda sonucu belirleyen üç temel unsur vardır: kanunun şekil öngördüğü sözleşmelerde bu şarta uyulması, karşı tarafın temsil yetkisinin sicil kayıtlarıyla doğrulanması ve irade sakatlığı hâllerinde bir yıllık iptal süresinin kaçırılmaması.
Sözleşmelerinizin incelenmesi için sözleşmeler hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Sözleşme ne zaman kurulmuş sayılır?
Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur. Bir tarafın önerisi, diğer tarafın kabulüyle birleştiğinde sözleşme kurulur. Sözleşmenin esaslı noktalarında anlaşma sağlanmışsa, ikincil noktalar sonradan belirlense de sözleşme kurulmuş sayılır.
Sözleşme yazılı olmak zorunda mı?
Kural olarak hayır. Kanunda aksi öngörülmedikçe sözleşmeler hiçbir şekle bağlı değildir. Ancak taşınmaz satışı, taşınmaz bağışı, evlilik sözleşmesi ve kefalet gibi bazı sözleşmeler için kanun resmî veya yazılı şekil öngörür; bu şekle uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar.
Hangi hâllerde sözleşme geçersiz olur?
Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırılık veya konusunun imkânsız olması hâlinde sözleşme kesin hükümsüzdür. Kanunda öngörülen şekle uyulmaması da geçersizlik doğurur.
Yanılma veya aldatma hâlinde ne yapılabilir?
Esaslı yanılma, aldatma veya korkutma hâlinde taraf sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir. Bu bildirimin, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde yapılması gerekir.