İtirazın İptali Davası: Bir Yıllık Süre ve İcra İnkâr Tazminatı
Ödeme emrine itiraz edilmesi hâlinde açılan itirazın iptali davası: bir yıllık süre, görevli mahkeme, ispat yükü ve yüzde yirmi icra inkâr tazminatı.
İlamsız icra takibinde borçlunun yedi gün içinde yapacağı itiraz, takibi kendiliğinden durdurur. Bu noktada alacaklının elinde iki yol bulunur: itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması talebi. Hangisinin seçileceği, elde bulunan belgenin niteliğine bağlıdır.
İtirazın iptali davası, belgesi bulunmayan ya da elindeki belge icra mahkemesinde incelenmeye elverişli olmayan alacaklının başvurduğu yoldur.
Davanın işlevi
Dava, iki sonucu birlikte hedefler: itirazın haksız olduğunun tespiti ve duran takibin devamının sağlanması.
Bu ikinci sonuç, davayı sıradan bir alacak davasından ayırır. Kabul kararı verildiğinde alacaklı yeni bir takip başlatmak zorunda kalmaz; mevcut takip kaldığı yerden yürür. Böylece takip tarihindeki sıra ve varsa uygulanmış hacizler korunur.
Bir yıllık süre
Dava, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
Sürenin kaçırılması alacak hakkını ortadan kaldırmaz; ancak takip düşer. Alacaklı bu durumda genel zamanaşımı süresi içinde yeniden takip başlatabilir ya da doğrudan alacak davası açabilir. Buna karşılık icra inkâr tazminatı talep etme imkânı ile mevcut takibin sağladığı sıra avantajı kaybedilir.
Uygulamada süre, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ tarihinden hesaplanır. Alacaklının itirazı dosyadan öğrendiği tarih değil, usulüne uygun tebliğ tarihi esas alınır.
Görevli ve yetkili mahkeme
Dava genel mahkemelerde görülür. Uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk mahkemesi ya da ticari nitelik taşıyorsa asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Uyuşmazlık iş ilişkisinden kaynaklanıyorsa iş mahkemesi, tüketici işleminden kaynaklanıyorsa tüketici mahkemesi görevli olur.
Görevli mahkemenin doğru belirlenmesi önemlidir; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla sonuçlanır ve süreç uzar.
Arabuluculuk şartı
İlamsız icra takibi bakımından dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Ancak itirazın iptali davası bir dava olduğundan, uyuşmazlığın niteliğine göre arabuluculuk kapsamına girebilir.
Ticari davalarda para alacağına ilişkin talepler ile iş ilişkisinden ve tüketici işleminden doğan uyuşmazlıklarda arabuluculuk kural olarak dava şartıdır. Bu aşamanın atlanması, davanın usulden reddine yol açar.
Bu nedenle takibe itiraz geldiğinde ilk yapılması gereken, alacağın hukuki niteliğinin belirlenmesi ve arabuluculuk gerekip gerekmediğinin tespit edilmesidir.
İspat yükü ve deliller
Alacağın varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Kullanılabilecek deliller şunlardır:
- Sözleşme, sipariş formu ve teklif yazışmaları,
- Fatura ve irsaliyeler,
- Cari hesap ekstreleri ve mutabakat yazıları,
- Banka hareketleri ve havale açıklamaları,
- Teslimi gösteren tutanaklar ve teslim alma imzaları,
- Ticari defterler ve bunlara ilişkin bilirkişi incelemesi,
- Elektronik yazışmalar ve mesaj kayıtları.
Borçlu tarafında ise sıkça ileri sürülen savunmalar; borcun ödendiği, alacağın zamanaşımına uğradığı, malın ayıplı teslim edildiği veya taraflar arasında takas ilişkisi bulunduğu yönündedir.
Ticari ilişkilerde faturaya süresi içinde itiraz edilmemiş olması, alacaklı bakımından önemli bir dayanak oluşturur. Cari hesap ilişkisinde ise mutabakat yazışmaları belirleyici olur.
İcra inkâr tazminatı
Borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşılırsa, alacaklının talebiyle borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Tazminat, hükmedilen alacak tutarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere belirlenir.
Bu tazminatın istenebilmesi için iki koşul önemlidir:
- Talep edilmesi. Mahkeme kendiliğinden hükmetmez; dava dilekçesinde açıkça istenmesi gerekir.
- Alacağın likit olması. Alacağın belirli, hesaplanabilir ve borçlunun kabulüne ihtiyaç duymaksızın anlaşılabilir olması aranır. Miktarı ancak bilirkişi incelemesiyle netleşen alacaklarda bu şart tartışmalı hâle gelir.
Karşılıklı olarak, davanın reddedilmesi hâlinde alacaklı aleyhine de borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gündeme gelebilir. Bu nedenle davanın esassız açılmaması önemlidir.
Karar sonrası
Dava kabul edilirse: İtiraz iptal edilir ve takip kaldığı yerden devam eder. Kararın icra dosyasına sunulmasıyla haciz aşamasına geçilir. Kararın kesinleşmesi beklenmeksizin takibe devam edilip edilemeyeceği, hükmün niteliğine göre değerlendirilir.
Dava reddedilirse: Takip iptal edilir. Alacaklı, koşulları varsa borçlu lehine tazminat ödemek durumunda kalabilir.
İtirazın kaldırılması ile karşılaştırma
İki yol arasındaki tercih dosyanın seyrini belirler:
| Ölçüt | İtirazın iptali | İtirazın kaldırılması |
|---|---|---|
| Mercii | Genel mahkeme | İcra mahkemesi |
| Süre | 1 yıl | 6 ay |
| Belge şartı | Yok | Kanunda sayılan belgeler |
| İnceleme | Alacağın esası | Sınırlı, belge üzerinden |
Elinizde imzası ikrar edilmiş bir senet ya da noterlikçe düzenlenmiş bir belge varsa, icra mahkemesi yolu daha hızlı sonuç verir. Belge yoksa itirazın iptali davası tek seçenek olur. Karşılaştırma için itirazın kaldırılması davası yazımıza bakabilirsiniz.
Değerlendirme
İtirazın iptali davasında sonucu belirleyen üç unsur vardır: bir yıllık sürenin takibi, görevli mahkemenin ve arabuluculuk şartının doğru belirlenmesi, alacağın belgelerle ortaya konulması. Tazminat talebinin dilekçeye yazılması ise sıkça atlanan ancak sonucu etkileyen bir ayrıntıdır.
Takibinize itiraz gelmişse hangi yolun uygun olduğunu değerlendirmek için icra ve iflas hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
İtirazın iptali davası ne kadar süre içinde açılmalıdır?
İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılması gerekir. Bu süre içinde dava açılmazsa takip düşer ve alacaklının aynı alacak için yeniden takip başlatması gerekir. Alacak hakkı ise genel zamanaşımı süresi içinde varlığını sürdürür.
İtirazın iptali davası ile alacak davası arasındaki fark ne?
İtirazın iptali davası mevcut bir icra takibine bağlıdır ve kabul hâlinde takibin kaldığı yerden devam etmesini sağlar. Alacak davası ise takipten bağımsızdır; kabul edilirse alacaklı ayrıca takip başlatmak zorunda kalır. İcra inkâr tazminatı yalnızca itirazın iptali davasında istenebilir.
İcra inkâr tazminatı her davada verilir mi?
Hayır. Borçlunun itirazının haksız olduğunun anlaşılması gerekir. Alacağın likit, yani belirli ve hesaplanabilir olması aranır. Miktarı tartışmalı, bilirkişi incelemesiyle netleşen alacaklarda bu tazminata hükmedilmemesi mümkündür.
Dava sırasında icra takibi ne olur?
İtirazla duran takip, dava sonuçlanana kadar durmaya devam eder. Bu süreçte borçlunun mal kaçırması riski varsa ihtiyati haciz talep edilmesi değerlendirilir. Dava kabul edildiğinde takip kaldığı yerden sürer.